Kızılelma: Günümüz ve Kızılelma #3
Günümüz ve Kızılelma
Ülküsüz insanlar inanmadıkları değerleri sadece hayal ederler ve hayal ettikleri şeylerinde olmayacağına kendilerini inandırmışlardır. Günümüzde birliktelik sağlayan insanlar seslerini yeterince duyuramadığı için Kızılelma mefhumu gereken değerine ulaşamamaktadır. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Kızılelma’ya yürekten inan etmiş olan Türkler vardır. Bu Türkler, Türkiye’nin kutlu yarınlarını inşa ve imar etmeye taliptir. Bu onların esas Kızılelma’sıdır. Bu amaca giden yolda atılması gereken adımlarsa Milliyetçi Türkiye’nin tesisi ve Türklüğün vahdeti olan Turan’dır. Türklüğün münevver sancaktarları bulunduğu konumdan hiçbir zaman memnun olmamalıdır. Her zaman bir üst ülküye en kısa zamanda ulaşmayı arzular. Bu kişiler arzuladığı ülkülerde yorulabilir, yılgınlığa düşebilir ama asla vazgeçmez ve ülkülerinin vuslata ereceği günü iple çeker. İpi göğüsleyenlerin içinde yer almayı arzular. Milliyetçi aydınların hedefi tıpkı Ergenekon’da sıkışıp kalan Türklere Börtçine adlı kurdun Türklerin önüne dikilip yol göstermesi misali Jön Türk mirasını taşıyarak karanlığa düşen ulusunun yolunu aydınlatmaktır.
Türk Birliğinin inşa süreci de esasen Kızılelma kavramına emsal verilebilir. Türk Dünyasının mevcut hedefi diplomatik, kültürel ve ekonomik müşterekliktir. Bundan yıllar evvel bırakınız diplomatik ilişki kurmayı, Tür Keneşi’nin kurulmasına şahit olmayı bize coğrafi olarak en yakın ülke olan Azerbaycan ile askeri birlikteliğimizin geliştirilmesi bile dönemin insanlarının kahir ekseriyetince hayal olarak görülüyordu. Dönemin Türkçüleriyse bugün kazanmış olduğumuz diplomatik kazanımları tasavvur etmiş, bugün hayal olsa da bir gün gerçek olacağına inan etmişlerdi. Dönemin şartlarında ilk Kızılelma, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dağılması ve Türk diyarlarının müstakil olmasaydı. Bu hedef gerçekleştikten sonraki hedefse bugünkü Türk Devletleri Teşkilatının temelini oluşturan Nahçıvan Antlaşması ve bu antlaşmayla karara bağlanan hükümlerin hayata geçmesiydi. Gelmiş olduğumuz noktada bu hedefin gerçekleştiğini görüyoruz. Sıradaki hedefse hiç şüphesiz Türk Devletleri Teşkilatını, Avrupa Birliği gibi bir müşterekliğe terfi ettirmektir. Hiç şüphesiz bu kutlu yürüyüşte Türkiye, taşıyıcı güç olacaktır. NATO gibi müşterek askeri birlik, müşterek ticari pazar, müşterek diplomatik tavır, müşterek maarif modeli, müşterek para birimi, müşterek abece, müşterek erke politikaları, müşterek spor turnuvaları, müşterek bankalar ve merkez bankası, müşterek meclis ve komisyonlar, müşterek sivil toplum kuruluşları, müşterek adalet divanı, Türk devletleri arasında sadece kimlik yoluyla seyahat gibi ortaklıkların ve kolaylıkların hayat geçirilmesiyse yarınki Kızılelma’mızdır. Kim bilir belki de yarın külliyen tek bir devlet olma fikri hâsıl olacak ve şartlar tamam olduğunda bir sonraki Kızılelma da hayata geçirilecektir. Bölgemizde dinmeyen gözyaşının, çekilen acılarının yegâne sebebi bölgemizde Selçuklu-Osmanlı gibi cihanşümul Türk devletlerinin baskınlığının eksikliğidir. Türk Devletleri Teşkilatı ya da kısaca TDT, Avrasya coğrafyasında Çin-Rusya ve AB-ABD blokları arasından sıkışan mazlum milletlere üçüncü bir yol açarak bölgedeki dengeleri barış ve anti-emperyalizm lehine değiştirecektir. Bu bakımdan çağımızın Kızılelma’sı olan Turancılığın; kuru bir harp macerası olmadığını hatta insanca yaşamanın, insan vakarına münasip bir yaşam tarzı benimsenin teminatı olduğunu savunmak mümkündür. Avrupa Birliğinin idol aldığı devlet Roma İmparatorluğudur. Batısını Atilla’nın, Doğusunu Fatih’in yıktığı bir medeniyetin halefi ve mümessili olan Avrupa Birliğine iştirak etmeye çalışmak beyhude bir çabadan başka bir şey değildir. Her şeyden evvel Avrupalının iki dudağının arasından icazet almak cihangir ceddimize ve taşıdığımız cevherimize ihanettir. Bütün Türkler bir araya geldiğinde neler başarabileceklerini Mete, Atilla, Bumun, Cengiz ve Timur bize göstermiştir. Dün Hun Kartalı nasıl ki Roma Kartalı’nı parçalayıp Avrupa’ya adalet ulaştırdıysa bugün de Amerikan Kartalı’nın pençesindeki coğrafyamıza adaletin ulaşması ancak ve ancak semalara Turan Kartalı’nın yükselmesiyle mümkün olacaktır. Kızılelma’mız olan Türk Birliği, Türkler için tercih değil elzemdir. Birbirinden farklı dil ailelerine mensup olan Avrupalılar birlik kurabiliyorken, ten renkleri aynı olan Afrikalılar birlik kurabiliyorken, birbirinden farklı koloniler birleşip ABD’yi kurabiliyorken neden soyu, toyu, dili, harsı, özü, toprağı, mazisi, acısı, sevinci bir olan Türkler bir birlik kuramasın?
Gün birleşme, aydınlanma, tarihten ders alma ve ülkü şuuruna erme günüdür. Gün, konforcu ve fırsatçı odakların ne dediğine aldırmadan Kızılelmalar üretme ve üretilen Kızılelmalara sarılma günüdür. Bugün genç kuşaklar için Kızılelma, tankla tüfekle alınacak şehirlerle de beraber bilimde ve teknolojide önderliktir. Önümüzdeki çağların Kızılelma’sı ilim tahtını başka milletlere kaptırmamaktır. Osmanlıyı cihanşümul eden de müstemleke eden de bilimin varlığı ya da noksanlığıdır. Bir Türk gencinin mucit olması, Nobel ödülü alması, TOGG’un üretilmesi, Bayraktar Kızılelma’nın gökyüzünde süzülmesi de modern anlamda Kızılelma’dır. Çünkü yeniçağın fetihleri bilgiyle, inovasyonla ve bilimle yapılmaktadır. Kızılelma Dün Roma idi, bugün Turan’dır, yarın belki Türk’ün galaksilere uzanan düşüdür. Kızılelma’nın gelecekteki anlamı, belki de uzay çağına öncülük edenin Türkler olmasıdır. Geçmişte Roma ya da Viyana olarak tarif edilen Kızılelma, yarının dünyasında Ay’daki ya da Mars’taki bir Türk araştırma üssü olabilir. Yani Kızılelma kavramı, zamana uyum sağlayarak yaşar; asla tükenmez, sadece yön değiştirir. Velhasıl kelam Kızılelma, Gök yani Ulu Tanrının ilbay kulları olan bengü Türk’ün bengü yürüyüşüdür.
Kaynakça
Jane, Murat. “Türk Devletleri Teşkilatı Supranasyonel Bir Aktör Olabilir mi?: Türk Birliği Yaklaşımları Çerçevesinde Bir Değerlendirme”. Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi 12, sy. Türk Devletleri Teşkilatı (Mart 2025): 168-92. https://doi.org/10.16985/mtad.1604296.
Akçapa, M. (2023). Türk Devletleri Teşkilatı’nın Tarihsel Gelişimi: Teşkilatın Dünü, Bugünü ve Yarını. Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, 11(34), 473-491. https://doi.org/10.33692/avrasyad.1223099
Aydilek, E. (2022). Türk Devletleri Teşkilatının Siyasi ve Ekonomik Potansiyeli. Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi, 5(3), 716-728. https://doi.org/10.33712/mana.1192419
Özsoy, B. (2023). ‘TÜRK DÜNYASI’ SÖYLEMİ İÇİNDE TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NIN ROLÜ VE ÖNEMİ. Anasay(25), 40-55. https://doi.org/10.33404/anasay.1324953
Emeklier, Bilgehan, Taner Taş, and Kubilay Çağrı Yılmaz. “Türk Devletleri Teşkilatı: Bütünleşme Sürecine Nereden Başlamalı Ve Ne Yapmalı?”. Güvenlik Stratejileri Dergisi, August (August 2022), 73-107. https://doi.org/10.17752/guvenlikstrtj.1112874.